Türk futbolunun bugün yaşadığı kriz; sahada değil, masanın başında başlıyor.

Çünkü futbolun parayla dönen bir oyun olduğunu bilenlerin değil, parası olmadan futbol yönetenlerin karar verdiği bir sistemle karşı karşıyayız.

Bugün birçok kulüp, bütçesi olmadan sezona giriyor.

Plan yapmadan sözleşme imzalıyor.

Kaynağı olmadan hedef koyuyor.

Sonra da faturayı teknik direktöre, futbolcuya ve sahadaki oyuna kesiyor.

Paranın Olmadığı Yerde Plan Olmaz

Futbol romantik bir oyun olabilir ama yönetimi romantik değildir.

Paranın olmadığı yerde:

• Sağlıklı kadro kurulamaz

• Doğru oyuncu profili seçilemez

• Sezon planlaması yapılamaz

Ama bizde tam tersi yaşanıyor.

Para yok, plan varmış gibi davranılıyor.

Transfer tahtası kapalı, hedefler büyük.

Sonra gerçekler devre arasına gelince ortaya çıkıyor.

Devre Arası Gerçeği: Süper Amatör Pazarı

Bugün profesyonel liglerde birçok kulübün devre arası transfer stratejisi şudur:

“Süper Amatör’den uygun bir şeyler bulabilir miyiz?”

Bu ne futbolcunun suçu,

ne teknik direktörün tercihi,

ne de tesadüf.

Bu, parasız yönetimlerin kaçınılmaz sonucudur.

Profesyonel ligde mücadele eden bir takımın, sezonun en kritik döneminde rotasını Süper Amatör’e çevirmesi;

bir scouting başarısı değil, yönetim iflasıdır.

Transfer Dönemi Değil, Gerçeklik Dönemi

Devre arası transfer dönemi, kulüpler için aslında bir ayna görevi görür.

Sezon başında söylenen tüm sözler, atılan tüm imzalar bu dönemde test edilir.

Ve gerçek şudur:

• Maaş ödeyemeyen kulüp oyuncu alamaz

• Güven vermeyen yönetim futbolcu ikna edemez

• Planı olmayan kulüp çözüm üretemez

Bu yüzden devre arasında yapılan transferler “takviye” değil, hayatta kalma hamlesi olur.

Teknik Direktör Bu Denklemin Neresinde?

En acı olan da budur.

Bu ekonomik ve yönetsel tablonun ortasında teknik direktörden:

• Oyun beklenir

• Sonuç beklenir

• Sabır beklenir

Ama elindeki kadro, sezon başında planlanan kadro değildir.

Devre arasında gelen oyuncularla oyun değil, denge kurulmaya çalışılır.

Sonra işler kötü gidince suçlu bellidir:

Teknik direktör.

Yönetimler değişmez, gerçekler konuşulmaz, sadece isimler değişir.

Asıl Kriz Para Değil, Gerçekle Yüzleşememektir

Türkiye’de sorun sadece parasızlık değildir.

Asıl sorun, parasız olduğunu kabul etmeyen yönetimlerdir.

Bütçen yoksa:

• Gençlik projesi dersin

• Altyapı hedefi koyarsın

• Sabır talep edersin

Ama bizde parasızlık gizlenir,

hedefler büyütülür,

sonuçlar gelmeyince herkes şaşırır.

Son Söz

Futbolu yönetmek için sadece koltuk yetmez.

Kaynak gerekir, plan gerekir, gerçeklik gerekir.

Paranın olması gerektiği yerde parasız yönetimler futbolu yönetmeye devam ederse;

• Devre araları Süper Amatör pazarına döner

• Profesyonel ligler amatör reflekslerle yönetilir

• Kaybeden yine futbol olur

Ve ne yazık ki bu sistemde en son suçlananlar,

en az sorumluluğu olanlar olur.