Otizmli çocuklar söz konusu olduğunda spor hâlâ yanlış bir yerde konumlandırılıyor. Çoğu zaman “fazladan yapılan bir aktivite”, “enerji atsın diye” ya da “terapiye yardımcı bir araç” gibi görülüyor. Oysa gerçek çok daha net: Spor, otizmli çocuklar için bir seçenek değil; nörogelişimsel bir ihtiyaçtır.

Otizm bir davranış problemi değil, bir beyin organizasyonu farkıdır. Bu fark, hareket planlamasından duyusal işlemlemeye, dikkat regülasyonundan sosyal etkileşime kadar birçok alanı doğrudan etkiler. İşte tam bu noktada spor, yani doğru yapılandırılmış hareket, beynin dili hâline gelir.

Hareket, Otizmli Çocuklar İçin Konuşmaktır

Otizmli birçok çocuk için sözel iletişim sınırlıdır; ancak beden sürekli konuşur.

Denge kaybı, koordinasyon zorluğu, postüral instabilite, ritim bozukluğu… Bunların hiçbiri “çocuğun istememesi” değildir. Bunlar, beynin hareketi organize etmekte zorlandığının işaretleridir.

Spor burada devreye girer. Ama futbol topu verip sahaya salmakla değil.

Bilimsel olarak planlanmış spor çalışmaları:

• Vestibüler sistemi regüle eder

• Proprioseptif girdilerle beden farkındalığını artırır

• Beynin zamanlama ve sıralama becerilerini geliştirir

• Dikkat süresini uzatır

• Kendini sakinleştirme mekanizmalarını güçlendirir

Yani spor, otizmli çocukta “davranışı düzeltmez”; beyni organize eder. Davranış zaten bunun sonucunda değişir.

Otizmde Sporun En Büyük Yanılgısı: Herkese Aynı Egzersiz

Otizmli çocuklarla ilgili yapılan en büyük hatalardan biri şudur:

“Bu çocuk hareket etmiyor, hadi koşturalım.”

Oysa sorun çoğu zaman hareket eksikliği değil, hareketi planlayamama problemidir.

Koşamayan bir çocuğa daha çok koşturmak, yazamayan bir çocuğa daha çok yazı yazdırmak gibidir.

Otizmli çocuklarda spor:

• Küçükten büyüğe

• Basitten karmaşığa

• Güvenden zorluğa doğru ilerlemelidir

Denge kurulmadan hız, hız kurulmadan çeviklik, çeviklik kurulmadan oyun olmaz.

Bilimsel spor yaklaşımı burada kendini gösterir. Çocuğun yaşı değil, nöromotor seviyesi esas alınır. Takvim yaşıyla program yazan herkes, otizmli çocuklara zarar verme riski taşır.

Spor, Sosyalleşmenin En Doğal Yoludur

Otizmli çocuklara sürekli “sosyal ol” denir. Ama sosyal olmanın altyapısı öğretilmez.

O altyapının adı bedensel regülasyondur.

Kendi bedenini kontrol edemeyen bir çocuk:

• Sıraya giremez

• Bekleyemez

• Teması tolere edemez

• Oyunda kalamaz

Spor, özellikle yapılandırılmış grup çalışmaları, bu becerileri doğal yolla öğretir. Kurallarla değil, deneyimle. Uyarıyla değil, tekrar ve beden hafızasıyla.

Bu yüzden spor, otizmli çocuklar için “sosyalleşmeye hazırlık” değil; sosyalleşmenin kendisidir.

Ailelere Düşen En Kritik Sorumluluk

Ebeveynlerin en sık sorduğu soru şudur:

“Hocam, ne zaman düzelir?”

Bu soru anlaşılır ama yanlış bir yerden sorulur. Otizm düzelmez; otizmle birlikte güçlü bir birey inşa edilir.

Ve bu inşanın temel taşlarından biri spordur.

Ama:

• Rastgele değil

• Moda programlarla değil

• Sadece yorulsun diye değil

Bilimle, sabırla ve doğru uzmanlarla.

Otizmli bir çocuğun sporla kurduğu ilişki, onun hayatla kuracağı ilişkinin provasını yapar. Düşmeyi, kalkmayı, denemeyi, başaramamayı ve yeniden denemeyi öğretir.

Son Söz

Otizmli çocuklarda spor bir lüks değildir.

Bir yan uğraş hiç değildir.

Ve asla “terapiye yardımcı” bir ek değildir.

Spor, otizmli çocuk için beyne giden en kısa yoldur.

Ve o yolu doğru bilenler açmalıdır.