Futbol yalnızca bir spor değil, aynı zamanda ekonomik, kültürel ve siyasal bir endüstridir. Bu endüstrinin başarıya ulaşmasında yönetici kadroların ve teknik adamların donanımı, vizyonu ve bilimsel yaklaşımı belirleyici rol oynar.

Ancak, birçok ülkede ve özellikle Türkiye’de futbolun yönetimsel ve teknik kademelerinde 'liyakat' yerine 'tanıdıklık', 'popülerlik' veya 'siyasi yakınlık' gibi ölçütlerin öne çıkması, futbolun yapısal sorunlarını derinleştirmektedir.

Liyakat Nedir ve Neden Önemlidir?

Liyakat, bir göreve getirilen kişinin o göreve eğitimi, tecrübesi, bilgisi ve yetkinlikleri doğrultusunda uygun olmasıdır. Bu kavram, kamu yönetiminden özel sektöre kadar tüm kurumsal yapılar için olduğu gibi, futbol için de yaşamsal önemdedir.

Liyakatli bir yapı:
- Karar alma süreçlerinde bilimsel ve rasyonel yaklaşımları esas alır.
- Popülizm yerine planlama, duygu yerine veri ile hareket eder.
- Uzun vadeli altyapı ve sürdürülebilirlik odaklı düşünür.

Futbol Yöneticiliğinde Liyakatsizlik

Türkiye Örneği

Türkiye’de birçok futbol kulübü, seçimle işbaşına gelen ancak futbol bilgisi olmayan yönetici profilleriyle yönetilmektedir. Aşağıdaki sorunlar sıklıkla gözlemlenir:
- Kulüplerin mali yapısı bozulmakta, kaynaklar kötü yönetilmektedir.
- Altyapı projeleri göstermelik olarak uygulanmakta, sürdürülebilirlik sağlanamamaktadır.
- Teknik heyet tercihlerinde, genellikle tanıdıklık, menajer baskısı veya siyasi bağlantılar etkili olmaktadır.

Avrupalı Model: Almanya & Hollanda

Almanya Futbol Federasyonu (DFB), yöneticilik pozisyonlarına futbol geçmişi olan, spor yönetimi eğitimi almış ve sistemin içinden gelen profesyonelleri getirmeye özen gösterir. Benzer şekilde Hollanda’da da yöneticilik eğitimi alan eski futbolcular ve akademisyenler, kulüp üst yapılarında yer alır.

Teknik Direktörlükte Liyakat Sorunu

Futbolculuktan Direkt Teknik Direktörlüğe

Türkiye’de kariyerinde üst düzey futbol oynamış birçok kişi, herhangi bir teknik direktörlük eğitimi veya deneyimi olmadan bir gecede A Takım teknik direktörü olabilmektedir. Bu durum:
- Teknik ekip içinde çatışmalar yaratmakta,
- Bilimsel metodolojilerin dışlanmasına neden olmakta,
- Uzun vadeli planlama yapılmasını imkânsızlaştırmaktadır.

Liyakatli Teknik Direktörlerin Gölge Kalması

UEFA A veya Pro Lisans’lı, akademik geçmişe sahip, modern antrenman metodolojilerine hakim yerli teknik direktörler; kamuoyu desteği veya siyasi gücü olmayanlar genellikle alt liglerde kalmaktadır.

Teknik ve Yönetimsel Liyakatsizliğin Sonuçları

- Kulüp borçlarının artması
- Teknik kadro istikrarsızlığı (sezon başına 3-4 teknik adam değişikliği)
- Altyapıya yatırımın göstermelik kalması
- Taraftar güveninin zedelenmesi
- Ülke futbolunun UEFA sıralamasında gerilemesi

Çözüm Önerileri

1. Zorunlu Yönetici ve Teknik Eğitim Programları

TFF, kulüp yöneticilerinin temel futbol yönetimi eğitimi almalarını zorunlu hale getirmelidir. Benzer şekilde her teknik adam, lisans eğitiminin yanı sıra pedagojik ve bilimsel modüllerden geçmelidir.

2. Performans Bazlı Atama Sistemi

Teknik direktör ve sportif direktör atamaları veriye dayalı kriterlerle yapılmalıdır. Örneğin:
- Kazanma yüzdesi
- Oyuncu gelişim oranı
- Oyun stili ile kulüp felsefesi uyumu
- Altyapıdan A takıma çıkardığı oyuncu sayısı

3. Kurumsallaşma ve Şeffaflık

Yönetim kadroları, şeffaf bir şekilde performans denetimine tabi tutulmalı, her sezon sonu kulüp stratejileri kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

4. Liyakatli Futbol Akademileri

TFF'nin gözetiminde, hem teknik hem de yönetsel kadrolar için ortak akademik platformlar kurulmalı, eğitim süreçleri sertifikasyonla ve staj uygulamalarıyla desteklenmelidir.

Sonuç

Futbolda başarı sadece sahada kazanılmaz. Kulüp binalarında alınan kararlar, tesislerde yürütülen bilimsel çalışmalar, antrenör odalarında yapılan planlamalar en az maç performansı kadar belirleyicidir. Tüm bunların temeli ise liyakatli kadrolardır. Futbol, bir gösteri değil bir sistem işidir. Sistemin çalışabilmesi için doğru insanları, doğru yerlere, doğru gerekçelerle yerleştirmek gerekir.

Liyakat varsa başarı şansa kalmaz.