Menajerlerin Sınırları ve Çıkar Çatışmaları
Türkiye’de menajerlik sistemi çoğu zaman etik sınırların dışında şekilleniyor. Oyuncunun gelişimini planlamak yerine kısa vadeli çıkarlar, yüksek imza paraları ve kulüpler arası bağlantılar ön plana çıkıyor. Menajer, futbolcunun kariyer mimarı olması gerekirken çoğu kez bir “transfer pazarlamacısı” rolüne indirgeniyor. Bu durum da futbolcunun yanlış kulüplere gitmesine, gelişim çağında istikrarsız kariyer basamaklarıyla zaman kaybetmesine neden oluyor.
Yönetimlerin Yanlış Tercihleri
Kulüp yönetimlerinin menajerlere bağımlı hale gelmesi en büyük sorunlardan biri. Transfer politikaları çoğu kez kulüp stratejisi veya teknik direktör vizyonu doğrultusunda değil, belirli menajer gruplarının etkisiyle belirleniyor. Bu, kulüplerin mali disiplinini bozan “fahiş transfer ücretleri” ve kadro dengesizliği yaratıyor. Yöneticilerin vizyon eksikliği, menajerleri karar mekanizmasının içine fazlasıyla sokuyor.
Futbolcunun Zayıf Konumu
Futbolcular da bu denklemde çoğu zaman en zayıf halka oluyor. Kariyer planlamasını tamamen menajerine teslim eden, kulüple iletişiminde pasif kalan oyuncular kısa vadeli avantajlar uğruna uzun vadeli gelişim fırsatlarını kaybediyor. Özellikle genç futbolcular, menajer baskısı veya yanlış yönlendirme yüzünden eğitim ve gelişim programlarını tamamlamadan “erken vitrin” arayışına sürükleniyor.
Şeffaflık ve Hesap Verilebilirlik Eksikliği
Türkiye’de transfer süreçleri, sözleşmeler ve menajerlik ücretleri çoğu kez şeffaf değil. FIFA’nın getirdiği yeni düzenlemelerle menajerlik komisyonlarına sınırlama getirilse de, uygulamada hâlâ dolaylı yollarla yüksek ödemeler yapılabiliyor. Kulüplerin bağımsız denetime tabi olmaması, taraftarların ve camianın “hesap sorma” mekanizmalarının zayıflığı bu sorunu büyütüyor.
Çözüm Önerileri
• Profesyonel standartlar: Kulüpler, transfer ve sözleşme süreçlerini yalnızca profesyonel yönetim ilkelerine bağlı kalarak yürütmeli.
• Bağımsız denetim: Federasyon ve bağımsız kurumlar, menajerlik sözleşmelerini şeffaf biçimde denetlemeli.
• Eğitimli futbolcular: Futbolcular kariyer planlaması konusunda bilinçlendirilmeli; menajerine körü körüne teslim olmak yerine kendi vizyonunu oluşturmalı.
• Yönetim vizyonu: Kulüplerin yöneticileri günü kurtaran transferler yerine, uzun vadeli altyapı ve sürdürülebilir kadro yapılanmasını öncelemeli.
Sonuç
Türk futbolunda menajer–futbolcu–yönetim üçgenindeki yanlış ilişkiler yalnızca ekonomik krizlere değil, aynı zamanda futbolcu gelişiminin sekteye uğramasına ve kulüplerin kurumsallaşma sürecinde geriye düşmesine yol açıyor. Bu kısır döngü kırılmadıkça, sahadaki başarıların kalıcı hale gelmesi zor. Çözüm; şeffaflık, liyakat ve uzun vadeli planlamayla mümkün.