DİTİB Genel Başkanı Dr. Muharrem Kuzey, Ramazan Bayramı münasebetiyle yayınladığı mesajda, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu kurtuluş vesilesi olan Ramazan-ı Şerif’in sonuna gelmenin hüznü, bayrama ulaşmanın sevinci içerisindeyiz. Yüce Rabbim rahmetini hak eden, mağfirete nail olup ebedi kurtuluşa eren ve ebedi bayram olan cenneti kazanan kullarının arasına bizleri de dahil eylesin. 10 Nisan 2024 Çarşamba günü idrak edeceğimiz Ramazan Bayramımız hayırlı olsun, mübarek olsun” dedi.

Kuzey, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Ne yazık ki Ramazan ayını bu yıl da buruk karşıladık. Rahmet ayını mahzun gözlerle, titrek seslerle gönül dünyamıza buyur ettik. Bizi özümüze döndürmesi, unuttuğumuz bazı değerlerimizi yeniden hatırlatması için sımsıkı sarıldık Ramazan’a. Başımıza taç, gönlümüze ilaç bildik. 

TUTAP’tan DİTİB Genel Başkanı Kuzey’e “Elçilik Beraatı” TUTAP’tan DİTİB Genel Başkanı Kuzey’e “Elçilik Beraatı”

On bir ayın sultanı gelirken eli boş gelmedi, bazı güzellikleri de beraberinde getirdi. Teslimiyet şuuru, kulluk bilinci getirdi. Birlik getirdi, beraberlik getirdi. Maneviyat getirdi hayatımıza. Dinginlik getirdi, sabır getirdi. İftar ve sahurda bir sofra etrafında buluşturdu, ailece kenetledi bizi. Birlikte açıldı iftarlar, birlikte yapıldı dualar, birlikte kılındı namazlar. Ve birlikte büyük bir coşkuyla idrak edilecek bayramlar…

Empati duygumuzu güçlendirmek için gelmişti Ramazan. Fakat bu yıl sadece açlık ve susuzluk değildi ilk öğretisi. Hayatın çocuklarla güzel olduğunu, çocukların katledildiği, masumların öldürüldüğü bir dünyada bayramın gerçek anlamda bayram olmayacağını, olamayacağını öğretti bize. 

Elbette bayramı bayram gibi idrak etmek gerek. Akrabaları, komşuları, sevdiklerimizi ziyaret etmek, büyüklerin duasını almak, küçüklerin mutluluğuna ortak olmak gerek. Fakat bu bayram çocuklarımızı öpüp koklarken Gazze’li anne babaları da aklımızdan çıkarmamak gerek. Yavrularımıza daha içtenlikle sarılmak gerek. Kırgınlığın, dargınlığın, küskünlüğün, düşmanlığın ne kadar basit ve değersiz olduğunu çok daha yakinen idrak etmek gerek.  

Ekmeği bölüşmeyi, umudu paylaşmayı, kardeşçe yaşamayı öğretmek için gelmişti Ramazan. Fitre, zekât, sadaka ve bağışlarla veren el olmanın mutluluğunu yaşattı bizlere. Dua almanın, dua olmaktan geçtiğini öğretti bizlere. Ve Kur’an’ın hayata dokunan bir hayat kitabı olduğunu öğretti Ramazan. Kur’an ile hayat bulmanın onu hayatımıza taşımakla gerçekleşeceğini gösterdi bizlere.

Vakit Ramazan ayından ayrılık vakti. Bir ay boyunca bizi kendisine alıştıran Rahmet mevsimi, yerini başka mevsimlere bırakmak için ayrılıyor bizden. Vedalaşırken kulağımıza adeta “yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen umudunuzu asla kaybetmeyin” diye de fısıldıyor. “Kazandığın güzellikleri sakın ola kaybetme, seneye tekrar görüşmek üzere!” diyerek hüzünlü bir çıkışla çıkıyor gönül dünyamızdan. 

Ramazan’ın çıkacağı kapıdan Şevval ayı giriş yapacak. Şevval ayı bayramı beraberinde getirecek. Bayramla birlikte yeryüzünde iyilik hâkim oluncaya kadar hayır yolunda mücadele etmenin, insanlık için değer üretmenin heyecanı beraberinde gelecek. Şu üç günlük dünyada, dünyamızı cehenneme çevirenlere rağmen üç gün de olsa cennetin kokusunu almak tüm dünya Müslümanlarına iyi gelecek.

Bu duygu ve düşüncelerle Almanya’da yaşayan kardeşlerimiz başta olmak üzere bütün Müslüman aleminin Mübarek Ramazan Bayramı’nı içtenlikle kutluyor; idrak edeceğimiz Ramazan Bayramının savaş, terör ve ırkçı saldırıların gölgesinde geçireceğimiz son bayram olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum”dedi.