Ayşe Kavak

Ayşe Kavak

KANSER HASTALARININ GERÇEK HAYAT HİKAYELERİ

Kanserli Hastaların Gerçek Hayat HİKAYELERİ (Bulut-2)

21 Haziran 2020 - 12:25

Yol çok uzun gelmişti anneye gittikleri yeri bilmiyordu ama sanki hiç bitmeyecekmiş gibi geldi, korkuyordu belki çünkü hamileydi bir sorun olursa ne yapacaktı yabancı memlekette...Dalıp gitti yollara bakıp içinden dua ediyordu  kötü birşey olmaması için; en sonunda hastaneye varılmış  çocuğu kontrol etmeleri için gereken bölüme götürülüp gereken tahliller yapılması için kanlar alınmış çocuğun her yeri delik deşik olmuştu, Bulut ağlamaklı bir sesle  annesine!!! gitmek istediğini canının çok yandığını ve  burayı sevmediğini söylemişti.Anne olmak böyle birşeydi  canından can yanarken sabretmekti sessizce dua ederek dayanabilmekti tüm olanlara...Saatler geçmiş doktorlar çocuğu defalarca kontrol etmiş gerekenler yapılmıştı ve sonunda annenin yanına gelip!!!  çocuğun ne zamandan beri böyle olduğunu ailede önemli hastalık geçiren kimsenin olup olmadığını sordular.Anne korkmuş telaşlanmıştı doktora  ne olduğunu sormak istemişti ama Türkçesi çok yoktu tek tük çıkarabildiği kelimelerle çocuğun nesi var diyebildi sadece...Sizi servise alıyoruz çocuğunuza biran önce müdahale etmemiz gerekiyor kötü bir şey olduğunu düşünüyoruz dediler.Anne iyice telaşlanmış, korkmuştu ne olucaktı şimdi neydi bu hastalık  diye sorular soruyordu kendi kendine neden tam olarak doktorlar birşey dememişti.Akşam üzeri olmuş servise yatırılmıştı Bulut ve annesi ordada sürekli tahliller için kan alınıyor  anneye büyük bir tahlil için işlem yapılması gerektiği anlatılıyordu.Hiç birşey anlamıyordu aslında aklı iyice karışmıştı  kim yardım edecekti olanları anlatmak için bilmiyordu.Hastane servisiydi burası saatler geçmek bilmiyor boğulacak gibi hissediyordu sanki anne;  doktorlar odadan çıkmayın demişti kimseyi göremiyor birşey soramıyordu...Gece geçmek bilmemiş uzadıkça uzamıştı sanki;  Bulut huzursuzdu canı yanıyordu yapılanlardan dolayı uyuyamıyordu.Sabah ezanının okunduğunu duydu anne ve bir hareketliliğin başladığını duydu ağlayan çocuk sesleriyle inlemeye başladı servis;  merak etmiş odanın kapısını sessizce aralayıp bakınca, bir odaya servisteki diğer odalardan annelerinin kucaklarında getirilen çocukları gördü ne yapılıyordu orda meraklandı ama doktorlar çıkmayın demişti.Sesler kesilmiş serviste hareketlilik bitmişti.Anne  tekrar başını uzatıp kim var kim yok diye bakmak istedi ve servisteki diğer anneleri gördü...Geçmiş olsun dediler, nerden geliyorsunuz, çocuk kaç yaşında diye arka arkaya sorulan sorulara cevap veremedi yutkundu; ve Kürtçe birşeyler anlatmaya başladı aklında çok soru vardı ama kimse bunlara cevaplayamamıştı.Servisteki annelerden biri Kürtçe bildiği için olanı biteni anlatmıştı  anlatmasına ama anne neye uğradığını şaşırmıştı  dedikleri doğru olamazdı çocuğu lösemi( kansermiydi) kabul etmedi, kapıyı kapatıp içeri girdi ve Bulut’a şöyle bir baktı.O sırada doktor ve hemşire içeriye girip çocuğa işlem yapılacak diyerek hazırlamasını istediler ne yapılacaktı bilmiyordu nasıl bir işlemdi haberi yoktu...Doktor yine karşına geçip birşeyler anlatmış imzalaması için bir sürü kağıt tutuşturmuştu eline oku demişti ama annenin okuma yazması yoktu.Doktor konuştuğumu anlıyormusun dediği an anne Kürtçe birşeyler söylemeye başladı  bunun üzerine doktor servisteki odalardan başka bir anneyi çağırıp Kürtçe bilip bilmediğini sordu ve kadına anlatmasını istedi  ve öylede oldu başka bir anne anlattı herşeyi Bulut’un annesine ama o bunları nasıl kabul edip imzalayacaktı anlatılanlara göre kötü bir hastalıktan şüpheleniyorlardı ne yapıcaktı bilmiyordu hemen karar vermesini istediler oysa evladına ne olacak diye derin düşünceye dalmıştı...

Devamı Haftaya ...

YORUMLAR

  • 0 Yorum