Ayşe Kavak

Ayşe Kavak

KANSER HASTALARININ GERÇEK HAYAT HİKAYELERİ

KANSER HASTALARININ GERÇEK HAYAT HİKAYELERİ (Bulut-SON)

04 Temmuz 2020 - 09:28

Annem ölmüş olamaz diyerek ağlıyor yataktan aşağı inip gitmek için çabalıyordu...Anneannesi Bulut’u tutmaya çalışıyor  artık geri gelemez diyordu üzüldüğünü düşünmeden ama Bulut çok kötüydü; annesi yoktu artık buna inanmıyordu...Anne morga götürülmeden ameliyathaneden çıkartılıp bir odaya koyuluyor  üzeri örtülü bir şekilde; birden sesler duyduğunu fark ediyor kalkmak istiyor ama bedeni uyuşuk, elini kıpırdatmaya çalışıyor sanki kendisine ait değil gibi çok üşüdüğünü fark ediyor ama aldığı anestezi yüzünden herşeyi uyuştuğunu anlıyor...Odanın dışından sesler iyice yükselir  herşeyi duyuyor ama hareket edemediği için kendisinin ölmediğini anlamaları için birşey yapamıyordu.Bedeni ısınmış üşümesi geçmişti ama bedeninde bir yerler çok acıyordu neydi bu ve sızan birşey vardı vücudunda bunları çözemiyordu...Birden kapı açılıp içeriye temizlikçi kadın girince Bulut’un annesi hareket ettirdiği elini örtünün altından aşağı bıraktı ne olduysa o an oldu; temizlikçi olanca gücüyle bağırıp!!! Bu hasta ölmemiş yaşıyor diye dışarıdakilere bağırıp herkesi çağırıyordu...Doktorlar içeri girip kadını kontrol ettiler ve yaşadığını yarım kalan işlemin  tamamlanması gerektiğini söylüyorlardı bir birlerine, tekrar ameliyathaneye alındı ve müdahale edildi...Bulut iyi değildi artık ilaçlarını ve yemeğini  yemiyor  sadece ağlıyordu...Ertesi günü olmuş Bulut çok fenalaşmıştı  yapılan müdahaleleler işe yaramıyordu; Doktorlar onu yoğun bakıma aldılar  ve   anneannesine ne olucağını bilmediklerini söylediler...Öldü denilen anne yoğun bakıma alınmış  yaşam için mücadele ediyordu Bulut’un durumunu bilmeden; kader neler yazmıştı hiç kimse bilemezdi baba şaşkındı sevinsemiydi, üzülse mi bilemedi...Öldü denilen eşi yaşıyor  iyi olan evladı durumu iyi olmadığı için  yoğun bakıma alınıyordu.Artık Bulut iyice kötüleşmiş  hiç bir  tedaviye cevap vermiyordu onu böyle kötü yapan annesinin öldü denilmesiydi, hastalığından dolayı morale ihtiyacı varken mutlu olması gerekirken küçücük bedeni kötü haberi kaldırtmamıştı...Anneyi günler sonra yoğun bakımdan çıkartıp normal servise alıp bakımlarını yapıyorlar tabiki anne yüreği evladının ne halde olduğunu bilmeden  doktorlara Bulut’u görmek istediğini söylüyor.Doktorlar bir kaç gün daha beklemesini iyice toparlandıktan sonra bir kez evladını görmesi için izin vereceklerini söylüyorlar...Annenin adı tüm servis tarafından “direkten dönen kadın” olarak adlandırılıyor,  yaşam ile ölüm çok şey yaşamıştı bir kaç saat içinde kendine anlatılınca olanlar kendiside şaşıyordu...Aradan bir iki gün daha geçmiş anne Bulut’u görmek istediğini artık dayanamadığını söyleyince babayı çağırıyorlar ve gerçeği anlatmasını istiyorlar.Anne duyar duymaz  yoğun bakıma gidip evladını görmek istediğini söyleyince doktorlar çaresiz bir şekilde izin veriyorlar...Kendi canının acısını unutup yoğun bakıma giren anne Bulut’u o halde görünce çok üzülüp, ağlamaya başlıyor  evladı kötü bir haldeydi; yanına yaklaşıp elini tuttu ve ben geldim dedi , ölmedim yaşıyorum bak yanındayım dedi ama Bulut tek bir yere bakıyordu; tavanda  sanki birşey varmışta onu seyrediyormuş gibiydi.Anne evladını bu halde bırakıp nasıl çıkabilirdi ama doktorlar  kalmasının mümkün olmadığını söylüyorlardı...Anne kendisini unutmuş evladı için ağlıyor  eşine ne olacak diye soruyordu, nasıl  bir kaderdi anlam veremiyordu  memleketten gelirken evladının iyi olacağına güle oynaya evlerine döneceklerine çok inanmışlardı...Anne tedaviyle daha iyi kendine gelmiş toparlamıştı iyiydi doktorlara göre ama onun içi yanıyordu evladı iyi değildi bunu söyleyip duruyordu.Onlar eşiyle ne olucak diye konuşuyorlarken babanın tlf çaldı ve karşıdaki ses hemen Bulut’un olduğu yere gelmelerini istediğini söyleyince anne bende dedi ve vakit kaybetmeden yoğun bakım bölümüne gittiler...Doktorlar koşturuyor  sürekli birşeyler yapıyorlardı belli ki Bulut iyi değildi...Anneye içeri girmesini evladını sonkez görebileceğini söyleyince doktorlar  buna inanamadılar  ve ağlayarak içeri geçince evladının kötü halini görüp  yüksek sesle feryat etmeye,  elleriyle başına vurmaya başladı...Hemşire gelip anneye sakin olmasını yaptığının iyi birşey olmadığını anlattı ve dışarı çıkmalarının gerektiğini söyleyerek anneyle yoğun bakım odasından çıkıp kapının önünde bekleyen babanın yanına gittiler...Ağlıyorlardı ikiside evlatlarına ne olacaktı  bilmiyorlardı...Birden yoğun bakım kapısı açılıp doktorun çıktığını görünce ikiside doktorun yanına gidip evladımız ne durumda neden böyle dediler; Doktor nasıl  söylesem  bilemiyorum dedi  ama evladınızı tüm müdahalelere rağmen kaybettik başınız sağolsun deyince  anne olduğu yere yığıldı bedeni bu acıya dayanamamıştı, baba ise feryat ederek ağlıyordu sanki hastane başlarına yıkılmıştı.Evlatları yaşam mücadelesini kaybetmişti  inanamıyorlardı...Anneyi hemen müdahale etmek için acil bölümüne alıp sakinleştirici vermişlerdi, babaysa dışarda ağlıyor bir yandanda elindeki telefonla akrabalarına haber veriyordu...Bulut melek olup uçmuştu ondan tek kalan çok istediği göremediği bisikletiydi....

YORUMLAR

  • 0 Yorum