Ayşe Kavak

Ayşe Kavak

KANSER HASTALARININ GERÇEK HAYAT HİKAYELERİ

KANSER HASTALARININ GERÇEK HAYAT HİKAYELERİ (Bulut-3)

24 Haziran 2020 - 10:59

Bilmediği birşeye nasıl izin verip imzalayacaktı ne yapacaklardı çocuğuna anlayamamıştı, korkmuştu açıkçası  susuyor sadece ağlamak istiyordu.Doktor yeniden başka bir hastanın annesini çağırıp  Bulut’un annesine yapılacak  işlemleri anlatmasını ve biran önce onaylamasının gerektiğini  anlatmasını istedi.İstemeyerekte olsa imzalamış Bulut’u doktorlara teslim etmişti...Çocuğu odaya almış kapılar kilitlenmişti  bilmeden bekliyordu anne odada kapıyı kapatmamış içerde ne yapıldığını duymaya çalışıyordu.Aradan yarım saat geçmişti anne korkuyordu derken odanın kapısı açıldı ve  doktorlar odadan çıkıp gittiler hemşire çocuğun yanına gel diye işaret etti anneye; hızlıca odaya girdi ve çocuğunu sedyenin üzerinde baygın bir halde gördü...Ne olmuştu ne yapmışlardı henüz anlamamıştı çocuğuna,   hasta bakıcı gelip çocuğu kucağına alıp kendi odasına götürüp yatağa uzattı ve anneye  iki saat sırt üstü yatması gerektiğini anlattı.Anne yine birşey anlamamış korkmuştu Bulut halen baygındı ve öylesine yatıyordu yatakta; evladına bakarken ağlamaya başladı  daha günler öncesine kadar koşarak oynayan  eve girmeyen yavrusu karşısında  hareketsizce yatıyordu...O sırada hemşire içeri girdi ve Bulut’un kolundaki damar yolunu kontrol edip serum ve şişenin içinde olan  bir ilaç taktı  sonra anneye dönüp iki saat yemek yemeyecek ,su içmeyecek,başının altına yastık koyulmayacak dedi.Yutkundu anne  kendisini kötü hissediyordu hamileydi  doğumuna sayılı günler kala neler yaşıyorlardı...Bulut kendine geldi ilk yapmak istediği yerinden kalkmak oldu ama annesi yatması gerektiğini doktorların bunu yapmadığı taktirde kendilerine kızacağını söyledi. Bulut ağlamaya başladı çünkü yapılan işlemin yeri acıyordu annesine belinin çok ağrıdığını ne yaptıklarını hatırlamadığını söyledi.Annesi  birşey diyemedi öylece evladına baka kaldı.O günü zorluklar içerisinde bitirmişlerdi  anne, oğul  ikiside eve gitmeyi çok istiyorlardı ama nasıl  olucaktı bilmiyorlardı...Kapının aralanmasıyla hemşire içeri girmiş hocanın geleceğini söylemişti yani büyük hoca vizit gezicekti serviste onun hazırlığı yapılıyordu. İlk oda Bulut’undu hoca ve asistanlar içeri girip Bulut’a bakıp ellerindeki dosyalardan birşeyler okudular  annenin tek anladığı şey hemen tedaviye başlamamız gerekiyor  denildiği oldu...Hoca anneye bakarak konuştu ama asistan annenin çok anlamadığını karşılık veremeyeceğini söyledi.Anlatın dedi hoca çocuğunun hastalığını  uzun bir süre burda kalacaklarını  haberleri olsun diyerek odadan çıktı...Başka bir anne çağırıldı yine ve Bulut’un annesine çocuğun hastalığının belli olduğunu uzun bir süre burda kalmalarının gerektiğini babasına haber verilerek hastaneye gelmesini istediklerini söylediler; anne duydukları karşısında neye uğradığını şaşırdı  çocuğu kötü hastalığa yakalanmıştı kanserdi gerçek olamazdı?? Bulut’a ne diyecekti nasıl anlatacaktı  olanı biteni  bunları düşünürken fenalaştı birden gözleri kararıp gitti...Gözünü açtığında başında hemşireler duruyordu  ve Bulut ona bakıyordu korkulu gözlerle; anneydi o bu kötü haber onu çok sarsmıştı  ve dayanamamıştı  anlatılanlara, yerinden doğruldu ve Bulut’un yanına gitti  korkmamasını iyi olduğunu anlattı çocuğuna,  tabiki bu bir yalandı içindeki yangının tarifi yoktu...Öyle çok ağlamak saçını başını yolmak isterdi ama yapamazdı  çocuğu karşısındaydı susmak zorundaydı...O günden sonra odalarına sürekli doktorlar girip çıkıyor ve kendilerini farklı bölümlere gönderip  arka arkaya röntgenler çekiliyordu yoruluyorlardı yapılanlar karşısında ama mecburlardı...Bulut ve anne odalarındaydı birden kapıları aralandı ve odaya biri girdi geçmiş olsun dedi ve elindeki deftere birşeyler yazmaya başladı çocuğun adını ve nerden geldiklerini sormuştu ama yanıt alamamıştı...Anne Kürtçe birşeyler söylemeye başlayınca  kadın  söylediklerini anlamadığını söyleyerek odadan çıkıp gitmişti.Aradan bir kaç dakika geçmiş bu kez başka bir çocuğun annesiyle odaya girmişlerdi ve sorduğu soruların cevabı için anneye sormasını istemişti  cevaplar verildikçe kadın yazıyordu ama Bulut’un annesi hiç birşey anlamamıştı,  kimdi bu hastanın annesine sordu o sırada gelen kadın ne için geldiğini ne yapacaklarını anlattı  ve anneye korkmamasını kendilerine yardım edeceklerini söylemesini istedi.Gelen kadın Lösemili Çocuklar için yardım  yapan bir vakıftan  geliyordu,   hastalar için güzel şeyler yapıyorlardı...Odadan çıkmadan çocuğa yöneldi ve yatağın yanında durarak çocuğa adının ne olduğunu, kaç yaşında olduğunu, nerden geldiğini sordu o an anne el hareketleriyle birşeyler anlatmaya çalıştı ama kadın birşey anlamamıştı o soruları sormaya devam ediyordu...Çocuk adım Bulut dedi; peki Bulut dedi kadın istediğin birşey var mı  diye sordu!!! Bisiklet istiyorum dedi birden  ve yattığı yerden doğruldu; kadın bisikleti hastane odasında ne yapacağını sordu?  O an öyle birşey yaptı ki Bulut;  eliyle yatağın üzerine sürüp şöyle dedi o bisikletin burda olduğunu bileyim benim olduğunu bileyim söz veriyorum ilaçlarımı alıp  yemeğimi yiyip annemi üzmeyecem dedi... O böyle derken Vakıftan gelen kadının gözleri doldu ve ağlayarak dışarı çıktı, hıçkırarak ağlamaya başladı bunu duyan hemşire hemen gelip ne olduğunu sordu kadına; Vakıf görevlisi olduğu için herkes tanıyordu durumunu  sordu ağlayarak hemşireye;  Bulut’un gözleri görmüyordu hastalık yüzünden kan dolmuştu gözlerine görmüyor artık dedi hemşire; bunun üzerine vakıf görevlisi tekrar odaya girip Bulut’a istediği bisikleti  hemen getireceğini  onunda herşey için söz vermesini istedi; Bulut  heyecanlı bir ses tonuyla söz dedi.

DEVAMI HAFTAYA 

YORUMLAR

  • 0 Yorum