Ayşe Kavak

Ayşe Kavak

KANSER HASTALARININ GERÇEK HAYAT HİKAYELERİ

KANSER HASTALARININ GERÇEK HAYAT HİKAYELERİ-3

20 Mayıs 2020 - 08:00 - Güncelleme: 20 Mayıs 2020 - 22:47

Daha küçüktü yavrusu nasıl olurda kanser olabilirdi aklı bunu almıyordu.Kulaklarına inanamadı ve birden çocuğunun bulunduğu odaya baktı  biricik yavrusu yatağın üzerinde zıplıyordu oyun oynuyordu nasıl kanser olabilirdi  anlatılanlar gerçek olamazdı...O bunları düşünürken doktorlar tekrar  kendinize gelin biran önce acele etmemiz tedaviye başlamamız lazım uzun bir süreç bizi bekliyor her geçen dakika aleyhimize denildi..Şaka değildi  tıp dilinde birşeyler anlatılmaya devam ediliyordu.Onun kafası bunları almıyordu ki düşündüğü tek şey körpe yavrusuydu kanser olmuştu  nasıl birşeydi bu hastalık hiç bir bilgisi yoktu...O an dünyanın durmasını yaşanılanların  yalandan ibaret olmasını çok isterdi tek birşey vardı ki bu gerçekti..O bir anneydi kucağından hiç indirmediği uyusun diye geceler boyunca başında beklediği kuzusu hastaydı hemde kanser!!!  bir anne bunu nasıl kabullenebilirdi içten içe düşündü ağlamalımıydı yoksa küçücük yavrusu kanser diye feryat figan mı etseydi  o an ne yapılırdı bilemedi çünkü şoka girmişti...Anne olmak çok güzel çok farklı çok yüce birşeydi  ama bu acıya nasıl dayanabilirdi üstelik sürekli doktorlar hemşireler geliyor kan almaya çalışıyor çocuk canı acıdığı için durmuyordu...Allah’ım dedi bu nasıl bir acı yavrum nasıl dayanacak bunlara  sonu ne olacaktı aklında bin bir soru vardı cevapsız sorular kime soracaktı bilmiyordu..Doktorlar ertesi günü odaya gelmiş ve hastanede yer olmadığı için başka bir şehire gönderilebeleceklerini söyleyince genç kadın şaşırmış ne yapacağını bilememişti tek sorabildiği şey ne olucak peki sürekli ordan oraya gönderiliyoruz deyince doktorlar yer olmadığını enfeksiyon kapma riskine karşı gönderildiklerini anlatınca o an tek soru geldi memleketine gitmek orda çocuğun tedavi göreceği bölüm var mı sorusu oldu...Öyle ya ailesi tanıdıkları herkes oradaydı gurbet ellerinde tek başına olmaktansa onların yanında olmak daha iyi geldi fikir olarak  bunu yenileyince doktorlar araştırma yapıp kendilerine bilgi vereceklerini söylediler yine bekleniyordu ne olucağı ne yapılacağı bilinmeden  beklemek ne kadar zordu ailesine haber vermeliydi ama nasıl anlatacaktı  omuzlarına yüklenen ağır yükü nasıl gösterecekti bilemiyordu.Sabah ezanına yakın doktorlar gelip memleketteki hastanede yer olduğunu ve bir an önce hastaneden çıkmaları gerektiğini söylediler.Neden sabah ezanı neden bir araç verilmemişti bunları düşünmeden yollara düştüler. Terminale ordanda uçakla memleketine uçtular..Havaalanında bekleyen ambulansa binip Hastaneye gitmek için yola çıktılar ambulansın srenleri öyle çalıyordu ki adeta kulakları sağır olmuştu genç kadın sadece kocaman bir boşluktaydı...Hastaneye varınca çocuğu alıp indi ve bahçeye gelen akrabalarına baktı  herkes oradaydı çocuksa onları görünce sevinmiş elinde takılı olan damar yolunu bile unutmuştu...Vakit kaybetmeden acil bölümüne geçilmiş yine tahliller yapılası için kanlar alınıyordu.Şoktaydı genç kadın öyle ki ailesi yanında olmasına rağmen sanki tek başına kalmıştı dünyada içinde bir yerler acıyordu ama neresiydi bilmiyordu...Gerekenler yapılmış ve tekrar çocuğun kanser olduğu yapılacaklar anlatılmıştı doktorlar tarafından ama artık o duymuyordu  çünkü şoktaydı...Acilden hastanenin servis bölümüne geçilip yatış yapılması gerekiyordu ve öylede oldu  odaya geçtiler ordada çocuğu servis doktoru kontrol etmiş yine çok şey anlatmıştı.Duymuyordu  sadece bakıyordu boş boş taki odanın kapısı açılan pencere yüzünden pat diye kapanana kadar!!! O an sadece hıçkırarak ağladı  öyle çok içi acıyordu ki  nasıl dayanacaktı bunlara bilemiyordu.Kanserdi kuzusunun hastalığı yani büyük bir düşman öyleki yemesini içmesini gülmesini oynamasını istemeyen büyük bir düşman nasıl yeneceklerdi bu düşmanı bilemiyordu tek bildiği şey çok acıydı yaşananlar...Ailesi ve Eşi olmasına rağmen o yanlızdı  bu düşman sadece  çocuğunu esir almamıştı kendiside savaşacaktı bu düşmanla ama nasıl  düşünemiyordu...Zor bir hastalıktı kanser karşıtı ölümdü alacağı her ilacı kaldırmayabilirdi küçük bedeni tedaviyi buna nasıl dayanır anne yüreği  ağlayamıyordu bile artık olanlara taş oldu tüm bedeni nasıl dayanacaktı tüm bu olanlara iyileşmesi için tedaviler başlamış küçük kuzusu huysuz sürekli ağlayan  yemek yemeyen hiç birşeyle durmayan bir çocuk olmuştu nedeni ise kemoterapinin etkisiydi  tam oyuncaklarla oynayacağı gezeceği zamanları küçük kuzusu  hastane odasında iğneyle ilaçla geçiriyordu  anne olmak kolay değildi  içi kan ağlarken gülmek zorundaydı evladına karşı sırf o üzülmesin annesinin ağladığını görmesin diye susuyor polyanacılık oynuyordu...Hastalık döneminde başka bir sorun daha çıkmış evliliği bitmişti  yavrusu çok kötü günler geçirirken ikinci bir sorun nasıl etkileyebilirdi ki...Günler günleri kovalıyordu ama saniyeler saat gibi saatlerde bir gün gibi geliyordu...Kaşı,kipriği,Saçı dökülmüştü sanki farklı bir çocuk olmuştu yavrusu  ama genç kadın hep inanıyordu mutlaka bu düşmanı alt edeceklerini düşünüyordu...Zordu Lösemili bir çocuğun annesi olmak  ama dayanmalıydı.Aldığı ilaçlar ağırdı ve çok fazla enfeksiyon kapmıştı ölümle burun buruna gelmişti  belki yarına çıkmayabilir herşeye hazırlıklı olun demişti doktorlar...Sadece inliyordu küçük kuzusu gözleri kapalı yemek yemeden öylece yatıyordu..Zorlu bir 3 ay geçmişti ve kaldıkları  hastane odasından normal servise çıkmıştı bu onlar için iyimiydi kötümüydü bilmiyordu.Zordu bir anne olmak herşeye göğüs germek içi kan ağlarken gülüyor gözükmek ama mecburdu...1 yıl 2 yıl 3 yıl derken tedavi uzamış 4 yıla kalmıştı ama neyseki tüm zorluklara rağmen bitmişti..Sevinememişti genç kadın çünkü ters giden şeyler vardı normal hayatlarına dönmek zormuydu anlayamadı  ve derken okul dönemi geldi  gitmesi istenilmeyen okul nedeni  içindeki huzursuzluk her gün çocukla okula gidip geliyor çocuğun alışması İÇİN çaba harcıyordu...İşler gerçekten istediği gibi gitmedi gerçekten okulda sağlık yönünden sıkıntılar yaşamış hastanelik olmuştu bu genç kadını iyice huzursuz etmişti...Her gün çocuğunu gözlemliyor içindeki huzursuzluğu yatıştırmaya çalışıyordu.Derken artık dayanamadı ve hastaneye götürüp tahlil yapılmasını istedi neydi onu huzursuz eden bilmiyordu.Öyle çok ısrar ettiki içindeki sesi anca tahlil sonucu çıkınca susturabilecekti ve tahliller yapıldı korkarak girdi doktor odasına ve içindeki şüpheyle sordu sonuç nedir diye doktorun ne yazık demesiyle içindeki huzursuzluğun sebebini anlamıştı...


DEVAMI HAFTAYA...

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Jale yazar
    1 hafta önce
    ???????????????? acı ama gerçekler malesef.???? çok başarılı devamını bekliyorum ????
  • Ayşe kavak
    1 hafta önce
    ARKADAŞIM EVET YAŞANILANLAR NE YAZIK Kİ GERÇEK SAĞLIKLI İNSANLARA KOLAY GELEBİLİR VE ONLAR HASTALARIN NELER YAŞADIĞINI BİLMEDİKLERİ İÇİN BU KÖŞE YAZISIYLA BİRAZDA OLSA ANLACAYACAKLARINI DÜŞÜNÜYORUM