FIRAT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜYLE BU KONUYU KONUŞTUĞUMDA BANA SÖYLEDİĞİ ŞEY ÇOK ACIYDI

O Ses Türkiye'de gönüllere taht kuran Elazığ'lı Emrah Güllü ile samimi ve bir o kadar da çarpıcı açıklamalarda bulundu.Kararlarını ve hayallerini anlattı.

FIRAT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜYLE BU KONUYU KONUŞTUĞUMDA BANA SÖYLEDİĞİ ŞEY ÇOK ACIYDI
12 Nisan 2020 - 12:01 - Güncelleme: 12 Nisan 2020 - 12:16

İlhan KILIÇ:  Merhaba Emrah Bey öncelikle sizi tanımayan okuyucularımız için Emrah Güllü kimdir. Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

 Emrah GÜLLÜ : Herkese merhabalar. Ben Emrah Güllü. 1987, Elazığ doğumluyum. İlk, orta ve lise yıllarını hep Elazığ’da geçirdim. Öğrenimimi burada tamamladım. Sonra üniversite bitince yüksek lisans yapmak için Niğde’de Müzikoloji üzerine yüksek lisans yapıp onu bitirdim. Şu an bir müzik okuluna sahibim. Aynı zamanda bir kafe, eğlence sektörünün yine sahipliğini yapıyorum. İki çocuk babasıyım, evliyim. Bildiğiniz gibi O Ses Türkiye’ye katılıp, finali görüp orada yarışan, Elazığ’ı temsil eden bir yarışmacıyım aynı zamanda.
 
İlhan KILIÇ:   Müziğe olan ilginiz nasıl başladı ve bu yeteneğinizi nasıl keşfettiniz?

Emrah GÜLLÜ : Müziğe olan ilgim ta çocuk yaşlarda başladı. Başlarda böyle o dönemin popüler şarkılarını okumaya başladım. Zaten bilirsiniz ilkokullarda boş derslerde hemen hocaların ilk yaptırdığı şey “Sesi güzel olan var mı, bize şarkı söylemek isteyen var mı?” der ve orada biri okurdu. O birileri de o dönemde bendim, bizim sınıfta. O dönem zaten hocalarım sesimin güzel olduğu kanaatine varınca yılsonu müsamerelerinde, 23 Nisan ve benzeri gösterilerde sürekli şarkı söylerdim. Ta çocukluğumdan beri şarkıyla tanışmam ve şarkı söylemem ilkokul bir ve ikinci sınıfa dayanıyor. Hayatım hep böyle geçti. Bir de tiyatro yapıyordum aynı zamanda. Bunların da vermiş olduğu bir güzellikle sürekli yıllarca okulumun bittiği her döneme kadar, üniversite de dahil olmak üzere hep şarkı söyledim, tiyatro yaptım.
 
İlhan KILIÇ:   Kendinizi geliştirdiğiniz ve seslendirmeyi sevdiğiniz bir müzik tarzı var mı?

Emrah GÜLLÜ : Konservatuar yıllarımda Prof. Dr. Marlen Adamadze hocamdan üç yıl boyunca şan eğitimi aldım. Bu şan eğitimi beni gerek aria okumamda gerek yabancı eserleri seslendirmemde çok faydalı oldu. Aynı zamanda tabi Türk Halk Musikisine katkı da sağladı bu aldığım şan eğitimi. Şan eğitimi sesi güzelleştirmez, fakat güzel sesin oktavını genişletir. Bu açıdan aynı zamanda sesi kullanmayı öğretir ve ben bunu öğrendim. Kendimi halk müziği üzerine geliştiriyorum. Halk müziği benim tarzım. Halk müziği üzerine söylemeyi seviyorum ve bu konuda elimden gelen bütün her şeyi yapıyorum. Bilgi, birikim ve eğitimimi bu konuda hala yönlendiriyorum ve hala geliştiriyorum.
 
İlhan KILIÇ:   Çalabildiğiniz bir enstrüman var mı?

Emrah GÜLLÜ : Tabi konservatuar okuyan herkesin bir enstrüman çalma zorunluluğu var. Bir dönem bağlamayla başladım. Sonra bağlamadan vazgeçtim. Mey adında bir enstrüman çalıyorum. Benim çaldığım alet bir kamış ve bir gövdeden oluşuyor. Çok yanık bir sesi vardır. Güzel bir enstrümandır. Aynı zamanda bağlamayı da kendi çapımda parçalar çıkarabilecek kadar çalabiliyorum.
 
İlhan KILIÇ:   Müzik kariyeriniz ile ilgili olarak planlamalarınız ve hayalleriniz nelerdir?
Emrah GÜLLÜ :  Müzik kariyerimle ilgili planlarım şöyle; bir dönem O Ses Türkiye döneminde aynı zamanda Elazığ Fırat Üniversitesi konservatuarında hocalık yapıyordum. Ücretli derslere giriyordum. O dönemden sonra yani O Ses Türkiye’den geldikten sonra Fırat Üniversitesi’nden ayrılmak zorunda kaldım. Tabi çok çaba sarf ettim orada kadro almak için ama rektörün herhangi bir girişimi olmadı. Bu konuda beni desteklemedi ne yazık ki. Bu tabi ki beni üzmüştür. Hala o acı içimde. Ama Allah nasip ederse yine bu konuda amacım şu an zaten yüksek lisansı bitirdiğimden dolayı İngilizce ve ALES’te güzel bir not alıp bu işi kadrolu hocalık olarak yapmak istiyorum. Bu konuda Elazığ bana biraz vefasızlık yaptı. Yani isterdim ki tabi ki kendi üniversitemde kadro almak ama ne yazık ki Fırat Üniversitesi rektörüyle bu konuyu konuştuğumda bana söylediği şey çok acıydı. Bana dedi ki; “Mücahit Yanılmaz seni kadroya alsın, seninle boy boy fotoğraf veren oydu.” Dedi. Ben de ona “ben belediyede çöpçü olmak istemiyorum, müzik bölümü okudum, sanatçıyım ve bu sanatımı da konservatuarda icra etmek öğrenciler yetiştirmek istiyorum” dedim. Ki zaten bunu yine bu üniversitede ders ücreti karşılığında yapıyordum. Sadece kadro istiyorum sizden, bana sahip çıkmanızı Elazığ’ın değerine sahip çıkmanızı istiyorum dedim. Ve ne yazık ki bunun karşılığını alamadım. Oysa her şey rektörün elindeydi ama yapmadı, canı sağ olsun. Fakat benim ilk hedefim bu. Yani kadrolu bir şekilde üniversitede hoca olmak. Aynı zamanda bunun yanı sıra ulusal anlamda Elazığ’ı tanıtmak için elimden gelen her şeyi yapmak ve sanatçı adı altında sanatın gereken tüm çabalarını sarf etmek.
 
İlhan KILIÇ:   En beğendiğiniz ve dinlemeyi sevdiğiniz sanatçılar kimlerdir?

Emrah GÜLLÜ :  Neşet Ertaş dinlemeyi çok severim. Hakikaten Kırşehir’in büyük yorumcusu. Türkiye’nin büyük yorumcusu artık hatta dünyaya mal olmuş bir insan. Aynı zamanda yaşayan bana göre mihenk taşı; Erol Parlak, Erdal Erzincan… Bunları çok severim. Sadece yorumcuları dinlemem yani aynı zamanda şarkı söyleyenler aynı zamanda enstrümanını da çok iyi çalan büyük ustalar var onları da dinlemeyi çok severim. Ama dediğim gibi Halk müziği okuyan hemen hemen herkesi dinlerim. Ben şuna inanıyorum iyi yada kötü herkes dinlenmeli, herkesten kendine bir pay almalı. Yani kötü söyleyen de senin için bir avantaj, iyi söyleyen de senin için bir avantaj. Tabi iyi bizim yapabileceklerimizin üzerine bırakmayı sağlayacaktır. Kötülerse yaptığımız iyi iş için bize güç verecektir. O yüzden ikisini de yani her açıdan dinlemeyi severim. Özellikle dinlediğim çok olmasa bile en azından herkesi dinlemeye gayret gösteriyorum.
 
 
İlhan KILIÇ:  Sosyal medya ile aranız nasıl? Okuyucularımız sizi nasıl takip edebilirler?

Emrah GÜLLÜ : Günümüzde sosyal medyanın önemi çok büyük hakikaten. Zaten artık şey bitti işte “Albüm çıkaralım, herkes alsın, evinde arabasında iş yerinde dinlesin” böyle bir şey kalmadı. Artık insanlar iki tane tuşa basarak size ulaşabiliyor. O yüzden sosyal medya gerçekten çok güçlü. Zaten bunu özellikle şu korona virüsü döneminde yaşıyoruz. Bu arada herkese evde kal çağrısında bulunmak istiyorum. Lütfen kimse bu işler düzelene kadar evden çıkmasın. En azından çıkan, çalışmak için ekmek kazanmak için çıkanlar da kendini korusun. Karşıdakileri korusun. Eve gelir gelmez dezenfekte olmaya dikkat etsinler diyorum. Sosyal medyanın gücünü bu dönemde daha fazla görüyoruz. Şu an sizinle bile bu irtibatı sağlamamdaki en büyük iletişim aracı sosyal medya. İnsanlar bana Instagram üzerinden ulaşıyorlar. Özellikle Youtube üzerinden destek bekliyorum çünkü Youtube bizim için çok önemli. Dünyaya açılan bir pencere. Bunu sadece Türkiye olarak düşünmüyoruz. Dünyadaki en büyük penceremiz. O yüzden Youtube’a çok önem gösteriyorum. Benim için kıymetli bir mecra orası. Sizin okuyucularınızdan ve bizim sevenlerimizden istediğimiz şey bu konuda bize destek olmalarıdır. Bütün arama motorlarına zaten Emrah Güllü Web yazarlarsa her yerde beni bulabilirler.
 
İlhan KILIÇ:  Emrah güllü’nün bir günü nasıl geçer.Hobileri,fobileri,tuttuğu takım ve sevdiği renk hangisidir ?

Emrah GÜLLÜ : Yani Emrah Güllü de sabah uyanır, sizler gibi. Aslında çok farklı yaptığımız bir şey yok. Çünkü hayat mücadelesi herkes için aynıdır. Ama sanatçılar için biraz daha keyiflidir. En azından yaptığımız ve yapacağımız o gün içerisindeki bütün işler müzikle alakalıdır. En azından yüzde 80’i böyle. Ben sabah uyanırım ve zaten kahvaltımı yaparım. Müzik evine uğramam gerekiyorsa önce oraya uğrarım yoksa direk kafeye geçerim. Ya da evimin ihtiyaçları varsa onları halletmeye çalışırım. Ama daha çok dışarı gidiyorum. Kafeye geçerim, orada otururum elemanlarımla sohbet ederim. Gelen misafirlerimizi ağırlarız. Akşam olduğu zaman da zaten müzik saati başlar. Saat 7 gibi. Zaten 11-12’ye kadar o sürer. O yorgunlukta da zaten evine gelirsin. Hayatımız hep böyle sürüyor.  Hobilerim ise müzik dinlemeyi çok severim. Biraz telefonla oynamayı da seviyorum. Oyun oynamayı çok severim hakikaten oyuna bayılırım. Sevdiğim arkadaşlarla sohbet etmeye bayılırım. Ailemi çok severim; çocuklarımı eşimi. Benim için çok kıymetliler. En büyük hobim bu aslında; ailem.
En büyük fobim iftira atılmasından korkarım. Çünkü bizler hep göz önünde olduğumuz için.. Başarılı olan herkesi birileri muhakkak ayağından tutup çeker, bu hep böyle gitmiştir. Bizim insanımızın en çok yaptığı ve en çok sevdiği şey. O yüzden bu tarz şeylerden çok korkarım. Çünkü insanlar gerçekten sağlam yürüyen adamlarda bir şey bulamayınca iftira atmaya başlar. Bundan çok korkarım.

Sizi çok seviyorum, çok teşekkür ediyorum. Bana bu fırsatı verdiğiniz için. Haberinsaati.com bizim yanımızda çok değerli, çok kıymetli. Seni çok seviyoruz İlhan Ağabey, bizi sürekli O Ses Türkiye döneminden beri destek oldun Allah razı olsun. En küçük bir muhabbetimizi bile bir haber yapmaya çalıştın. Bu desteğinden ötürü sana sonsuz teşekkür ediyorum. Sen sınırların insan sevgisinde bir engel olmadığını gösteren en güzel insanlardan birisin. İyi ki varsın, seviyoruz seni…

Bütün okuyucularınıza buradan sevgilerimi, selamlarımı gönderiyorum.
 
Haberinsaati internet gazetesi olarak Emrah Güllü’ye bu samimi röportajı için sonsuz teşekkür ederim…
 

Editor:  Haberin Saati

YORUMLAR

  • 0 Yorum