SON DAKİKA
Örnek Resim
Örnek Resim

UZAYDA YAŞIYORDUK, ARTIK KEŞFEDİYORUZ

Bu haber 28 Şubat 2019 - 14:17 'de eklendi ve 797 views kez görüntülendi.

Geçmiş yıllarda seçim vaatlerine konu olan, belki de kurulması için en çok heyecan duyduğumuz, merakla kavrulduğumuz kurum, Türkiye Uzay Ve Havacılık Ajansı. Çoğu uzay ajansı logosunda kullanılan chevron simgesinin bizim logoda da olup olmayacağı ayrı merak konusu doğrusu. 

Yıl 2018 Aralık ayının on üçüncü günü Türkiye Uzayda ki kapışmaya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan Türkiye Uzay Ajansı ile dâhil oldu. Z kuşağı denilen şuan ki nesil teknolojiye ilgisiyle birlikte, Atamızdan duyduğumuz İstikbal göklerdedir sözünü de feyz alarak yönünü teknolojiye ve uzaya çevirmesiyle güzel başarılar elde edeceğimizi düşünüyorum. Son dönemde ki teknolojik gelişmelerin hızla ilerlemesi ve artık sonunun nereye varacağını kestiremediğimiz yapay zeka kavramının hızla gelişmesiyle, yakın tarihte dünyalılar olarak uzaya daha hakim olacağımızı düşünmekteyim. Bu düşünce sadece şahsımın bir öngörüsüdeğil üzerine hazırlanan bilimsel makale ve deneylerin ışığında genel anlamda yeni gelişmeleri takip eden çoğumuzun kanısı olmuştur. 1958 yılında dönemin ABD Başkanı Dwight Eisenhower tarafından kurulan NASA (National Aeronautics and Space Administration)  o dönemde uzayda neyi keşfetmeyi düşünüp kurulmuştur tam olarak bilinmez ama bizim Türk Uzay Ajansını dünya düzeninde kendimize bir konum biçmek amacıyla kurduğumuzu söyleyebiliriz. Zira Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın sözlerinde yaptığımız çıkarımlar bir marsı keşif değil, ayın karanlık yüzünü görüntülemek değil veya uzak galaksileri keşfedecek bir uydu göndermek değil de mevcut düzeni yakalayıp paydaş olmaktır. Şimdi burada bir virgül bırakıp sizlere TÜBİTAK kuruluşundan bahsedeyim. Neden diye soracaksınız, lütfen okumaya devam edin.

TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) 1963 yılında kurulmuş ve amacı AR-GE çalışmaları yürütüp teknolojik açıdan ülkemizi kalkındırmaktır. Net bilgi olmamakla birlikte 2001 yılında uzay araştırmalarının da dahilolduğu bu yapılanma şimdiye kadar teknolojik alanda çok atılımda bulunmuştur. TÜRKSAD uydu sistemleri ile haberleşmeden görsel medyaya kadar birçok alanda özellikle 4K yayın testini yapan sayılı ülkeler arasında olmamızla da teknolojik alanda kendini ispatlamıştır. Lakin yaklaşık on sekiz yıldır kurulu olan uzay teknolojileri birimi şu ana kadar ne gibi çalışmalar yürütmüştür veya bu alanda yıllardır çalışma yapan ülkeleri ne kadar incelemiş ve çalışmalarını üst aşamalara taşımıştır muamma. Son on yılda yaptıkları AR-GE çalışmaları ve gençleri teknolojik gelişmelere adapte etmek adına ortaya koyduğu başarılardan dolayı tebrik edebiliriz ama keşke biraz da uzaya bakabilseydik diye düşünüyorum. 

TÜBİTAK gibi bir kuruma sahip olmakla birlikte Türk Uzay Ajansına sahip olmak ülkemiz adına büyük bir ayrıcalıktır. Kullanmayı bilmeli ve işinin ehli bilim insanlarını bu yapılanma altında değerlendirmeliyiz. Yapılan olumsuzluklarıda bir kenara bırakıp artık daha ileriye bakmamız gerektiği düşüncesiyle neler yapılabilir konuşmalıyız. Evet, eleştiri de bir ilerleme aracıdır ama eleştirimizi yaptıktan sonra çözümler için de konuşmamız gerek. İnternette dönen “ay da kıble” sorunsalı günlerce çeşitli TV kanalında çıkan dini programlarda dönecektir gibi geyikler güldürmedi desem yalan olur, umarım karşılaşmayız.

Sadede gelecek olursak yapılan çalışmalar ülkemizin yararına olacaktır elbet. Bugün 4G haberleşmeyi en iyi şekilde kullanan, 4K yayınların testini milli şirketlerimizle gerçekleştirebilen bir ülke olarak yapılan çalışmaları teknolojiye yakından ilgilenen yeni nesille uyumu sağlamamızgerektiğini düşünmekteyim. Bu yeni neslin hayal gücünü başarıya dönüştürmemiz ülkemiz için bir zaman tüneli oluşturacak ve çok kısa zamanda çok iyi bir noktaya bizi ışınlayacaktır. Geçtiğimiz hafta Fırat Üniversitesin de kurulan yapay zeka laboratuvarı gibi havacılık ve uzay alanında da çalışmaların yapılacağı laboratuvarların, fakülte bazında eğitim birimlerinin kurulmasıyla birlikte tek çatı altında değil de çok daha fazla gence dokunacak bir boyutta Üniversitelere yayılmalıdır. Belki ilk aşamada verimli sonuçlar alamayacağız ama sonuç olarak bilime özendirilmiş bir neslin temellerini atacağız. Gencinden yaşlısına hayal gücüne dokunduğumuz herkes bu yarışa katılıp üretken olmanın tadına varacaktır. Tabi her şeyden önce akademisyen kadrosuna bunu benimsetmeli ve aktarım organı olarak kullanmamız gerekmektedir. İstikbal göklerdedir kıymetli okurlar. Bilginiz olmasa da ilginiz olmalı, dün yıldızların hayalini kuran gençlik bugün marsta koloni kurmanın yollarını aramaktadır. Saygılarımla…


Furkan Tunçel
Furkan Tunçelfurkantuncel@haberinsaati.com
HABERİN SAATİ YAZARI

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.